28/3/2007 ·

 

 

 

 

Bu oyunlar çok iyi oldu yaa:)) ben çok eğleniyorum:)) gerçi huylanmıyo da değilim internet dünyası evimizdekileri hemen hemen bizim kadar iyi biliyolar artık:))))

ben de akşam bi kaç fotoğraf çektim :))hepsini hala kullanıyorum ve hala çok memnunum:))

ilk fotoğraf için "NO COMMENT" diyorum:)))ve geçiyorum...sallanan sanddalyem ve kırmızı kalp yastığım ikiside olmazsa olmazlarım valla:)) kitap okurken boynumu o yastık kurtarıyo:))) köpekcikli ev ayakkabılarım:))) çok rahatlar ve acayip sıcak tutuyolar:)))benim gibi eli ayağı hiç ısınmayan biri için birebir:))) Twist Shape:)) bu spor aletinin alınış hikayesi fıkra gibi arkadaşlar:))) tam 3 saat boyunca eşime uyguladığım işkence sonucu alındı:))) 3saat boyunca aramızdaki diyalog aynen şöyledir:))

zehra: aikidoya gitmek istiyorum........

uğur: ne işin var yaa aikido da..hayır..

zehra: o zmaan koşu bandı al...

uğur: hayırr...

zehra: o zaman aikido ya gitmeme izin ver..

uğur:hayırr

zehra: o zmaan eve koşu bandı al..

uğur: hayır

zehra:o zaman aikidoya gitmeme izin ver..

uğur...hayırr

zehra: o zaman koşu bandı all..

uğur: hayır...

..................

3.saatin sonunda :

uğur: senden nefret ediyorum zehra...

zehra: biliyorum hayatım:)))

hemen ertesi gün eve bu spor aleti geldi:)))

hala çok memnunum:)))iyi bir sıkılaştırma aleti aynı zamanda...

ve son resimm:))çiçekli çaydanlığım ve çiçekli fincanlarım:))) gerçi bu aralar çayla aram yook ama geçici bişi en yakın zamanda geri dönecek bu keyfim:)))

işte bu kadarrr:)))hepsini kullanmaktan çok mutluyum memnunum...her bi eşyamın hayatımda çok fazla anlamı var...ben çok bağlanırrım eşyalarıma:)))

neyse lafıuzatmıyım ben de listemdeki bütün arkadaşlarımı davet ediyom bu oyuna:)))bu yazıyı okuyan herkes oyuna katılsın lütfen:)))

 

Yorum (59) Yorum yaz!

27/3/2007 · Kategori: Yemek Tariflerim

 

Ben bu geyik işine ve de işyerindeki işlere kaptırdımm sanırımm:)) farkettimki tarif falan yayınlamıyorum blogda:)) aslında bu pasta da yeni bi tarif değil halenze öslem yapmıştı daha önce:)) bende ondan özendimm...ama benimki biraz daha farklı oldu çünkü ben üzerine meyve suyu, nişasta ve pudraşekeri karışımıyla sos yapıp döktüm...ama tarif için sizi halenzeye yönlendireceğim...( haklısın tarifi yazmaya üşeniyorum:))))

 

işte tarif buyrunuz...tıklayınız... 

bu aralar dünya klasiklerini tekrar okumaya başladım arkadaşlar:)) bazı yayın evleri türk klasikleri ve dünya klasiklerine kampanya uygulamışlar..oldukça uygun fiyata alabiliyosunuz..Madam Bovary ile başlaybilirsiniz:))) ben öle yaptımm:)) ama bugün sizinle muhteşem bi cezmi ersöz yazısı paylaşmak istiyorum:))

AŞKTA YARIN YOKTUR SEVGİLİ

Aşk bu dünyanın ölçüleriyle açıklanamaz sevgili.
O ilkel bir acıdır, yaban bir ağrıdır.
Gelir ve içimizdeki o çok eski bir şeye dokunur.
Sonra bir perde açılır ve yolculuk başlar.
Bu yolculukta artık para, tarifeler, beklentiler, randevular, taksitler, iş,
anneler ve korkular yoktur.
Aşkın kendi gerçekliği vardır sevgili.
İnsan bir başka ışığa teslim olur...
Aşkta yarın yoktur sevgili. Zaman ileri doğru değil,
içeri, yüreklere, derinlere doğru işlemeye başlar, bilgeleşir.
Hiç bilmediği sezgileriyle buluşur. Yükü çok ağırdır, kendiyle buluşmuştur.
Hem dışındadır dünyanın, hem de ortasında.

Hindistan'da Gani Nehri'nin kıyısında yakılan yoksul adamın
hissettikleri de onunladır, yitirdikleri de...
Newyork'ta, bir sokakta, o kartondan kulübesinde yaşayan kadının
çıplak yalnızlığı da. Her şey onunladır, ona emanettir
sanki ama o, çıldırtıcı bir yalnızlık içindedir yine de...

Aşkın kültürlü olmakla, bilgili olmakla da ilgisi yoktur sevgili,
kanımıza karışan ilkel acı, o yaban ağrıyla hiçbir kitabın yazmadığı
hakikatlere daha yakınızdır, inan...
Kim demişti hatırlamıyorum, aşk varlığın değil, yokluğun acısıdır diye.
Belki de bu yüzden ilk gençliğimde, o yoğun âşık olduğum yıllarda,
gözüme uyku girmez, dudağımda bir ıslıkla bütün gece şehri,
o karanlık, o hüzünlü sokakları dolaşır, insanları uykularından uyandırmak isterdim.
Uyanıp, içimde derin bir sızıyla uyanan o derin sancının acısına ortak olsunlar diye...

Aşk çok eski bir şeydir sevgili.
Onun içinden o çileli çocukluğumuz geçer.
Sevdiğimiz insanların çocuklukları da...
Oradan üvey anneler, eksik babalar, parasız yatılılar geçer.
Ve sonra aşk bütün bunları alır, daha da eskilere gider,
hep o ilkel acıya, o yaban ağrıya...

İnsan bazen nedensiz yere umutsuzluğa kapılır.
Kimselere veremez sevgisini, kimselere kendini anlatamaz, evlere kapanır...
Bazen denizler, kıyılar çeker insanı.
İnsan bu kapılmayı anlayamaz, oysa çok eski bir yerde
yaşanmasından korkulup vazgeçilmez aşkların sızısıdır bu.
Bu sızı, bu yenilgi mevsimlerle yıllarla devredilir başka insanlara...
Bir insanın yaptığı bir hatanın tüm insanlara yayılması gibi...

İşte şimdi biz de sevgili, ya olmadık zamanlarda
umutsuzluğa kapılıp, soluğu evlerde alacağız, ya da denizler,
kıyılar çekecek bizi. Nasıl biz başkalarının
korkaklığını taşıyorsak, başkaları da bizim korkaklığımızı taşıyacak, yenilgimizi, umutsuzluğumuzu...

Birazdan sabah olacak...
Para, tarifeler, beklentiler, randevular, taksitler, iş,
anneler ve korkular başlayacak...
Bunlar varsa ve bizim için geçerliyse aşk yoktur ve
hiç olmamıştır sevgili. Birbirimizi kandırmayalım...

Hadi güne hazırlan. Yaşadıklarımızı unutmaya çalış.
Aşk bize güvenip verdiği büyüsünü, sırlarını,
cesaretini, bilgeliğini ve o ilkel, o yaban ağrısını geri
alacak. Bunlar olurken içimiz bir an çok üşüyecek, sonra geçecek...

Hadi, oyalanma birazdan yarın olacak...

Aşkta yarın yoktur sevgili…


 

Kalıcı Bağlantı Yorum (14) Yorum yaz!

20/3/2007 ·

Sevgili Blogcu arkadaşlarım;

bi kaç gün önce bi mail aldım; mail özetle şu cümleleri ifade ediyordu:

"yenge senin için bende yemek resimleri çektimm bunlarıda blog sitende yayınla"

yenge hitabından da anlaşılacağı üzere mailin sahibi küççükk kayınbiraderim Onur:)))

O sever böle şakaları...bende yanıt vermeyi severim...sen misin bu resimleri mail atıp benimle dalga geçen bende seni bu kötü beslenme alışkanlığın yüzünden tüm blog alemine ressill etmezmiyimm:)) ayıp olumm ayııpp:)) benimn gibi hamarat becerikli bi yengen var sen gidip cips yiyosun:))) evet arkadaşlar görün bakın insan yiyerek nasıl hasta eder kendini:)))) yalnız son resimde ki pembemsi tuhaf şeyin ne olduğunu anlamamıştım bende aynen sizin gibi:)) sordum öğrendim:)) mayonez ve ketçap karışımıymış:))))) 

 

 

 

 

 

 

Yorum (19) Yorum yaz!

14/3/2007 ·

 

Arkadaşlar dün akşam muhteşem bir şova şahit oldumm:))) aslında fotograf çekmek yasaktıı ama ben bu anı arkadaşlarıma göstermezsem kesinlikle çatlardım:)))) hem düz fotoğraf çekebildiğimide ispatlamam gerekirdi:)) neyse lafı uzatmadan size büyülü patenleri anlatimm hemen:))) Holiday On Ice dünyaca ünlü 58 patenciden oluşan bi gösteri grubu...sadece buzda kaymıyolar uçuyolar dans ediyolar ilizyon gösterileri yapıyolar ve hepsinden daha şaşırtıcı olanı çok kısa sürede muhteşem kostümlerle karşınıza çıkıyolar:)))inanılmaz güsel bi ışık şov yapıyolar:))) hakkaten büyülüyolar insanı:)) gösteri ortalama 2 saat sürüyor ve iki bölümden oluşuyor... eşimde bende tek kelimeyle hayran kaldıkk..gösteri arasında bi de süpriz yaptılar Zeynep Tokuş ve Amerikalı partneri Kenan Doğulu'nun Eurovision için hazırladığı şarkıyla ufak bi gösteri sundular:)) büyülü patenlerin yanında komik kaçsada bu gösteri yine de güseldii:))) istanbul da olan blogcu arkadaşlarım bi fırsatını bulun ve bu gösteriyi mutlaka izleyin...Holiday On Ice ParkOrman da yapıyor gösterilerini...detaylı bilgiyi Biletix te bulabilirsiniz....gizli gizli çektiğim ve flaş patlatamadığım için fotoğraflar çok güsel olmadı...artık idare edin sizdee:)))

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Bu resimlerde ntv nin web sitesinden aldığım resimler onlar daha güsel çekmiş die ordanda aldım resmi bi de ben o dişi file aşık oldum görmeniz lazımdı kesinlikle...seyircilerin yanına gelip bi popo sallayışı vardı:)))) süper diiii:))))

 

 

 

 

Yorum (15) Yorum yaz!

12/3/2007 · Kategori: Yemek Tariflerim

 

Merhabalar:))))

oldukça yoğun bir iş temposunun ardından nihayet tekrar döndüm aranıza...bu arada gelen yorumlara cevap yazma fırsatım inanın hiç olmadı..gerçi elimden geldiğince herkese uğramaya çalıştım ama çalışan arkadaşlar eminim beni daha iyi anlayacaklardır..

bu arada bu tarifleri yeni yapmadım yaklaşık 15 gün önce verdiğim brunch davetinin tariflerini anca yazma ve yayınlama fırsatı buluyorum:))) sakla fotografı gelir zamanı:))))

yani özetle arkadaşlar ben 15 gündür sevgili hatice annem ( kayınvalidem) den geçiniyorum:)))))) ayrıca onun yemeklerini yiyince insanın hiç yemek yapası gelmiyoo:)) böle hep o yapsın siz yiyin istiyosunuz:))))) 

çok uzattık lafıı geçelim tariflere...

ilk önce kekikli ekmeğimn tarifini vereyim hemen..bu tarifi portakal ağacı ndan aldım ama orda kekikli yapmıyolardı o yüzden adını değiştirdim:)))

bi ayrıntı daha var ekmeğin orjinal tarifinde saç örgüsü şeklinde yapılıyo..bende bi kısmıyla bi tane örgü ekmek yaptım ama minik yuvarlaklar daha kullanışlı oluyor...özellikle sandviç vs yapınca nefisss:)))

ikinci tarifse pırasalı ve mantarlı börek...ben asla pırasa yemeğini ağzına sürmeyen biriyim aslında...2 yıl askerlik yaptık ( yatılı okul ) :))) ama bu farklı oluyor birincisi kesinlikle pırasa tadı almıyosunuz...çünkü soğan gibi oluyor pırasa kavrulunca...ve mantarlar da nefis bir tad veriyoo pırasaya:)) ben bayıldım kendi böreğime o kadar yani:)))))

haade artık çok konuştum ben yaaa:))) fena aşka geldim hee:))) 

 

Kekikli Ekmek

 

Malzemeler

1 kg un

600 ml ılık  süt

100g tereyağı

1 yemek kaşığı tuz

1 paket 42g yaş maya veya 1 poşet kuru maya

1 yumurtanın sarısı

Bir tutam kekik

Yapılışı:

   tereyağını eritip ılıtın, mayayı sütün bir miktarının içinde eritin, büyükçe bir kaba unu koyup ortasını havuz gibi açın. unun üzerine  tuzu serpin,  kalan sütü, mayalı karışımı, ılık tereyağını havuza döküp iyice yoğurun, hamur haline gelince temiz bir kaba koyun ve üzerine nemli bir bez örtüp bir saat mayalandırın....   mayalanınca minik yuvarlaklar yapıp yağlanmış fırın tepsisine dizin ve üzerine yumurta sarısı sürüp birazda kekik serpin..  önceden ısıtılıp kapatılmış fırında 20 dakika bekletin daha sonra  tepsi içinde iken fırını 180C'ye getirip 30-40 dakika pişirin.

 

 

Mantarlı Pırasalı Börek

 

 

Malzemeler

 

6 adet yufka

1/2 kg Pırasa

1/2 kg Mantar

Sıvı yağ

tuz,pul biber,çörekotu

1 adet yumurta sarısı

 

Yapılışı

 

Yufkaları üst üste açın ve 8 eşit parçaya bölün..pırasalaı ayıklayın, yıkayın ve ince ince doğrayın...mantarlı yıkayın ve yine ufak ufak doğrayın...bir tencereye bi miktar sıvı yağ koyup önce mantarları kavurun sonra pırasayı üzerine ekleyin...tuzu ve pul biberi ekleyip pişirin..

pıraslar pişince soğumaya bırakın..harcımız soğuyunca her bir yufka dilimine bi miktar pırasalı harç ekleyip iri sigara börekleri sarıp yağlanmış tepsiye dizin..üzerlerine yumurta sarısı sürüp çörek otu serpin ve 180 c de üzeri kızarana kadar pişirin:))))

afiyet olsunn:)))

Kalıcı Bağlantı Yorum (17) Yorum yaz!